Input, sistemin aldığı her şeydir: klavyeden tuş, sensörden ölçüm, kullanıcıdan tıklama, ağdan paket… Çıktının kalitesi, çoğu zaman girdinin kalitesiyle belirlenir. “Garbage in, garbage out” sözü boşuna söylenmez; yanlış input, en iyi algoritmayı bile yanlış sonuca götürür. Bu yüzden input yönetimi; doğrulama, filtreleme, sınırlandırma ve anlamlandırma demektir. Teknolojide iyi input tasarımı, kullanıcıyı korur: hatalı veri girişini nazikçe engeller, doğru formatı yönlendirir, seçenekleri sadeleştirir. İnsan tarafında input, maruz kaldığın içeriktir: okudukların, izlediklerin, dinlediklerin, konuşmaların. Gün boyu içeriye ne alıyorsan, zihnin onu işler ve davranışına yansıtır. Bu yüzden hayat kalitesi, bir yerde input kalitesiyle ilgilidir. Daha iyi girdiler seçmek—daha temiz bilgi, daha iyi çevre, daha doğru sorular—çıktını yükseltir: daha net karar, daha dengeli duygu, daha üretken iş. Önce giriş, sonra sonuç.