Global, tek bir yerle sınırlı olmayan ölçektir: veri dünyanın öbür ucuna gider, ürün farklı kültürlerde kullanılır, servis farklı saat dilimlerinde ayakta kalır. Global olmak, büyük fırsat getirir; ama büyük sorumluluk da getirir. Dil, yerelleştirme, gecikme, mevzuatlar, ödeme yöntemleri, kültürel beklentiler… Hepsi tasarımın parçası olur. Teknolojide global başarı, yalnızca “her yerde çalışmak” değil; “her yerde anlaşılmak”tır. İnsan tarafında global, bakış açısıdır: kendi mahallenden çıkıp daha geniş resme bakabilmek. Farklı kültürleri anlamaya çalıştığında, yargı azalır, merak artar. Ama global düşünmek, köksüzleşmek değildir; yerel değerleri taşıyıp geniş alanda uyum kurmaktır. Global sistemler için dayanıklılık şarttır: bir bölgede sorun olsa bile hizmet sürmeli. Global bir zihin için de aynı: tek bir olayla dağılmamak, farklı koşullarda dengeyi korumak. Genişleyen dünya, daha iyi tasarım ve daha büyük empati ister.