Computer, insanın zihinsel gücünü hız ve ölçekle buluşturan bir araçtır. Hesaplar, saklar, işler, karşılaştırır; ama asıl değerini “dönüştürme” kabiliyetinden alır: ham veriyi bilgiye, bilgiyi karara yaklaştırır. Bilgisayarın içinde her şey planlıdır: katmanlar, bellek, işlem birimleri, giriş-çıkış yolları… Bu düzen, karmaşayı yönetmenin bir modelidir. İnsan hayatında da “computer” gibi çalıştığımız anlar vardır: seçenekleri tartmak, ihtimalleri değerlendirmek, riskleri hesaplamak. Fakat bilgisayarın yapamadığı bir şey var: anlamı ve değeri kendiliğinden seçmek. Değerler, niyetler, etik sınırlar insana aittir. Bu yüzden computer, gücü büyütür; ama yönü sen belirlersin. İyi kullanıldığında özgürleştirir: zaman kazandırır, yaratıcılığa alan açar. Kötü kullanıldığında dikkatini parçalar, seni reaktif hâle getirir. Bilgisayar, bir ayna gibi: içine ne koyarsan, onu büyütür.