Bookmark, hızla akan bilginin içinde “buraya tekrar döneceğim” demektir. İnternette bir sayfayı işaretlemek kadar basit görünür; ama aslında hafızayı dışarıya emanet etmenin zarif bir yoludur. Bookmark, odak yönetimidir: Her şeyi şimdi tüketmek yerine, değerli olanı seçip sonraya saklamak. Bu küçük hareket, zihinsel bandwidth’i korur; çünkü her bilgi aynı anda sindirilemez. Fakat bookmark’ın bir tuzağı da vardır: “Sonra bakarım” diye biriktirip hiç dönmemek. Bu yüzden iyi bookmark alışkanlığı, seçicilik ve düzen ister: başlıklandırma, klasörleme, arada temizlik. Hayatta da bookmark gibiyiz: bazı konuşmaları, bazı hedefleri, bazı hayalleri “ileride” diye rafa koyarız. Geri dönüp dönmemek, karakteri belirler. Bookmark’ın gerçek gücü, işaretlemek değil; geri dönüp dönüştürmektir. İşaretlediğin şey seni büyütmüyorsa, sadece dijital bir kalabalığa dönüşür.