Animation, arayüzdeki küçük hareketlerin büyük etkisidir. Bir butonun yumuşakça belirip kaybolması, bir sayfanın akması, yükleme simgesinin ritmi… Bunlar sadece “görsellik” değildir; kullanıcıya rehberlik eden bir dildir. İyi bir animasyon, zihne yük bindirmez; akışı sezdirir. “Buraya tıkladın, sistem bunu anladı, şimdi şuraya geçiyoruz” mesajını kelime kullanmadan verir. Kötü animasyon ise dikkat dağıtır, gecikmeyi süsler, sabrı tüketir. Bu yüzden animasyon, hız ile duygu arasında bir köprüdür: Çok hızlı olursa sertleşir; çok yavaş olursa hantallaşır. Doğru tempo, güven hissi yaratır. İnsan ilişkilerinde de animasyon gibidir bazı geçişler: ani kopuşlar yerine yumuşak geçişler, belirsizlik yerine küçük işaretler… Hareket, anlam taşır. Animasyon, teknolojinin “nazik” olma biçimidir.