Window, hem ekrandaki pencere hem de dünyaya bakış çerçevesidir. Bilgisayarda pencereler, aynı anda birden çok işi yönetmeyi sağlar: farklı uygulamalar, farklı belgeler, farklı akışlar. Ama pencere çoğaldıkça dağınıklık artar; alt-tab arasında kaybolursun, zihinsel RAM dolar. Bu yüzden window yönetimi, odak yönetimidir: hangi pencere açık, hangisi kapanmalı? İnsan tarafında window, perspektiftir. Bir olaya hangi pencereden baktığın, hissettiğini ve kararını değiştirir. “Tehdit penceresi”nden bakarsan savunmaya geçersin; “öğrenme penceresi”nden bakarsan meraka geçersin. Pencereyi değiştirmek, gerçeği inkâr etmek değil; gerçeğe farklı bir açıdan yaklaşmaktır. Bazen de window, fırsattır: “Bu bir pencere, kaçırmadan geçmeliyim” dediğin anlar. Pencereler açılır, kapanır; mesele hangisini seçtiğindir. Doğru pencere, zihne ferahlık verir.