Software, donanıma hayat veren mantıktır: kurallar, algoritmalar, arayüzler, süreçler… Yazılım görünmezdir ama etkisi somuttur; bir cihazı akıllı yapan, hizmeti erişilebilir kılan yazılımdır. İyi yazılım, kullanıcıya güven verir: hızlıdır, kararlıdır, hatayı yönetir, gizliliği önemser. Kötü yazılım ise sürtünme üretir: çöker, yavaşlar, belirsiz hatalarla sinir bozar. Yazılımın büyüsü, değişebilir olmasıdır; güncellenir, iyileşir, evrilir. Ama bu aynı zamanda sorumluluk demektir: bakım, test, güvenlik yamaları, sürüm uyumu… İnsan tarafında software, zihinsel yazılım gibi düşünülebilir: inançlar, düşünce kalıpları, alışkanlıklar. Bazıları eski sürümdür ve artık işe yaramaz; güncellemek gerekir. “Ben böyleyim” dediğin şey bazen sadece eski bir konfigürasyondur. Yazılım güncellemesi gibi, kendini güncellemek de küçük adımlarla olur. Software, değişimin mümkün olduğunu hatırlatır: kod değişir, davranış değişir, sonuç değişir.