Overflow, kapasitenin aşıldığı andır: bellek taşar, kuyruk dolar, sayı sınırı geçilir, tampon taşması olur. Teknolojide overflow bazen basit bir hata gibi görünür; ama sonuçları büyük olabilir: çökme, veri bozulması, güvenlik açığı. Bu yüzden sınırlar, kontroller ve güvenli varsayılanlar hayati önemdedir. Overflow’u önlemek, sadece daha fazla kaynak eklemek değil; doğru sınır koymak, doğru doğrulama yapmak ve yükü dengeli dağıtmaktır. İnsan tarafında overflow, tükenmişliğin teknik karşılığı gibidir. Çok iş, az dinlenme, yüksek beklenti… Bir noktada taşarsın: sabır biter, odak dağılır, küçük şeyler büyük gelir. O taşma anı “zayıflık” değil; sistem uyarısıdır. Kapasiteyi aştın. Çözüm, kendini suçlamak değil; sınırları yeniden kurmaktır: öncelik azalt, mola koy, yardım iste, ritmi ayarla. Overflow, dur demek için gelmez; yeniden denge kurman için gelir. Taşmayı ciddiye alırsan, kırılmayı önlersin.