Interface, insanla sistemin buluştuğu yerdir. Bir ekran, bir menü, bir API, bir komut satırı… Hepsi arayüzdür. Arayüz, niyeti eyleme çevirir: kullanıcı ne ister, nasıl ister, ne zaman geri bildirim alır? İyi bir interface sezgiseldir; kullanıcıyı küçümsemez, yormaz, hataya karşı korur. Kötü bir arayüz, en güçlü sistemi bile kullanılamaz hale getirir. Çünkü deneyim, çoğu zaman “çekirdeği” değil “kapıyı” hatırlatır. İnsan tarafında interface, iletişim tarzıdır. İç dünyan ne kadar zengin olursa olsun, dışarıyla arayüzün zayıfsa yanlış anlaşılabilirsin. Ton, kelime seçimi, beden dili… Hepsi birer arayüz öğesi. İyi arayüz, niyeti doğru taşır; kötü arayüz, niyeti bozar. Bu yüzden arayüz tasarlamak, empati tasarlamaktır. İnsan için de aynı: anlaşılmak istiyorsan, arayüzünü sadeleştir. Netlik, ilişkiyi hızlandırır.