çocukken noktaları birleştirerek anlam üretmeyi öğrenmişti. sonradan noktaları birleştirmeden aralara çağrışımlar serpiştirmeyi de keşfetti.
öyleyse: istikbal, gök, kuşbakışı, kuş uykusu, planeur, plan program, hak getire, müsebbib, esvap, al, flaneur, ise, denklik, arayış..
sonra şunu farketti planeur. noktalar birleştirildikçe silinmekteydi öncekiler. ve yenileri vücuda gelmekteydi. irkildi. karmaşası beyninde durduğu gibi durmuyor, duyularının eriştiği tüm verilere de bulaşıyordu. sonra kapattı gözlerini ve bıraktı kendini evrenin boşluğuna. onlardan biri değilse de yabancılık eşiğini atlamış misafirden hallice olmuştu, aralarına katılmıştı. artık geriye bakmadan üretebilirdi.
planeur, hoş gelmekten memnun, azar azar yazacak bir yazar.
(planeur, 05.03.2010 11:03~ 20.03.2010 17:37)